Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, çeşitli korku ve kaygı durumlarında sanal gerçeklik terapisinin nasıl kullanıldığı ve nasıl fayda sağladığı hakkında açıklamalarda bulundu.
Sanal gerçeklik terapisi sorunlara güvenli ve pratik bir ortamda maruz kalmayı sağlıyor!
Sanal gerçeklik terapisinin bilişsel davranışçı psikoterapilerde kullanılan geleneksel maruz bırakma çalışmalarına ilaveten, kişinin durumuna, şikayetine ve korkup kaçındığı gündelik hayattaki sorunlarına odaklandığını ifade eden Uluğ Çağrı Beyaz, “Bu sorunlara güvenli, pratik ve kolay uygulanabilir bir ortamda maruz kalmayı sağlayarak çözüme ulaştıran yenilikçi bir yaklaşımdır.” dedi.
Özellikle depresyon, obsesif kompulsif bozukluk, anksiyete bozuklukları, bağımlılıklar ile kapalı alan, uçuş fobisi ve yükseklik korkusu gibi özgül fobilerde geniş bir kullanım yelpazesine sahip olduğunu aktaran Beyaz, uygulamaya başlamadan önce kısa bir hazırlık, bilgilendirme ve alıştırma süreci yürütüldüğü bilgisini verdi.
Bedenin reaksiyon vermesi terapi sürecinde faydalanılan bir unsur!
Yükseklik korkusu çalışırken bedenin verdiği reaksiyonların nasıl yatıştırılabileceğine değinen Beyaz, şunları söyledi:
“Bu durum kişiden kişiye değişkenlik gösterir. Çalışma esnasında bedenin reaksiyon vermesi terapi sürecinde faydalanılan bir unsurdur. Korku ve kaygı anında beden tepki verir ve kişi bu bedensel hisler yüzünden kaçınmaya yönelir. Sanal gerçekliğin sunduğu güvenli alanda danışanın bu bedensel tepkilerle kalması sağlanarak adım adım yatışması hedeflenir. Süreçte kullanılan biofeedback cihazları sayesinde kalp atım hızı ve ritmi anbean takip edilir, danışanın durumuna göre kontrollü bir ilerleme sağlanır.”
Kişi uyaranlara maruz kaldıkça duygu kendiliğinden yatışır!
Kapalı ve dar alanlarda ortaya çıkan panik duygusuyla başa çıkmada, kişinin korktuğu durumla güvenli bir ortamda yüzleşmesinin önem taşıdığına dikkat çeken Beyaz, “Sanal gerçeklik ortamında kontrolün güvenli ellerde olması, danışanın bu sürece çok daha rahat yaklaşmasına yardımcı olur.” dedi.
Günlük yaşamda panik duygusu tetiklendiğinde kişinin kontrolü kaybettiğini düşünerek kaçındığını ifade eden Beyaz, “Bu korkunun pekişmesine neden olur. Sanal ortamın kontrollü ve ayarlanabilir olduğunu bilmek, panik hissi gelse bile danışanın daha sakin kalabilmesini sağlar. Kişi bu uyaranlara tekrar tekrar ve güvenle maruz kaldıkça duygunun kendiliğinden yatıştığını deneyimleyerek kalıcı bir başa çıkma becerisi kazanır.” şeklinde konuştu.
Sanal gerçekliğin güvenli ortamında kişi gerçekten tehlikede olmadığı deneyimleyebilir!
Sanal gerçeklik terapisinin uçuş korkusunda nasıl kullanılabildiği hakkında bilgi veren Uluğ Çağrı Beyaz, sözlerini şöyle tamamladı:
“Tehlike algısı, zihne gelen istemsiz düşüncelerin gerçek kabul edilmesi ve kaçınma davranışı sergilenmesiyle beslenir. Sanal gerçekliğin güvenli ortamında kişinin gerçekten tehlikede olmadığı deneyimletilebilir.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı


