AxyVeraX © 2021. Tüm hakları saklıdır.

BuSonDakika – Son Dakika Haberler

  1. Anasayfa
  2. »
  3. Gündem
  4. »
  5. Yangın önleme stratejileri masaya yatırıldı

Yangın önleme stratejileri masaya yatırıldı

admin admin - - 9 dk okuma süresi
12 0

İzmir Büyükşehir Belediyesi ile TMMOB’a bağlı meslek odalarının iş birliğiyle düzenlenen 6. Uluslararası Katılımlı Yangın Sempozyumu ve Sergisi başladı. Sempozyumda yangın güvenliği, yeni teknolojiler ve kurumlar arası iş birliği ele alınırken, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yangınlara karşı hayata geçirdiği önlemler de gündeme geldi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, “Yangının çıkmaması için önlem almak, yangını söndürmekten daha önemli. Teşkilatı yeni personel ve lojistik imkânlarla güçlendirmeyi sürdürüyoruz” dedi.

İzmir, yangın güvenliğinin tüm yönleriyle ele alındığı önemli bir buluşmaya ev sahipliği yapıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) bünyesindeki meslek odalarının iş birliğiyle düzenlenen 6. Uluslararası Katılımlı Yangın Sempozyumu ve Sergisi, Makina Mühendisleri Odası (MMO) Tepekule Kongre ve Sergi Merkezi’nde başladı. İki gün sürecek sempozyuma İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı İsmail Mutaf, İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanı Ahmet Karaman, Makina Mühendisleri Odası (MMO) İzmir Şubesi Başkanı Ziya Haktan Karadeniz, ilgili meslek odalarının temsilcileri ve itfaiye personeli katıldı.

Büyük İzmir Yangını

Sempozyumun açılış konuşmasını yapan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, yangınların büyük yıkıma yol açtığını belirterek, iklim krizinin etkisiyle son yıllarda yangınların daha sık ve ciddi boyutlarda yaşandığına dikkat çekti. 1922’deki Büyük İzmir Yangını’na da değinen Başkan Tugay, “İzmir, 1800’lü yıllarda dünyanın ticaret açısından en aktif şehirlerinden biriyken, büyük yangın felaketi meydana geliyor. Bu yangın, İzmir’in sahip olduğu zenginliğin o dönemde kaybedilmesinin en önemli nedenlerinden biridir. İzmir, on yıllar boyunca o yangının tahribatını onarmaya çalıştı. Bugün şehir merkezinde gördüğümüz İzmir, yangın felaketinin sonrasında planlanarak kurulmuş bir şehirdir. Çok değerli pek çok yapı ne yazık ki o yangında kaybedilmiştir. İzmir’in yangınla ilgili böyle acı bir deneyimi var. Ancak yakın tarihimizde de büyük orman yangınları yaşadık” dedi.

İzmir İtfaiyesi yeni araç ve istasyonlarla güçleniyor

Göreve başladıktan sonra İtfaiye Dairesi Başkanlığı’nı hem personel hem de lojistik anlamda güçlendirmek için çalıştıklarını ifade eden Başkan Tugay, “100 yeni itfaiye personeli aldık. Yeni itfaiye araçlarının alımı için düğmeye bastık. Orman yangınlarına müdahale edecek 10 tane yeni aracı da alıyoruz. Bir de özellikle sanayi yangınlarında işe yarayacağını düşündüğümüz sürücüsüz, robotik yangın araçları alacağız. Bunu denemek istiyoruz ve etkisini gördükten sonra gerekirse sayısını artırmayı düşünüyoruz. İtfaiye istasyonlarının sayısını artırdık. Şu anda 65’e çıktı. Çok yakında 4 tane daha yeni itfaiye istasyonuyla 69 itfaiye istasyonumuz olacak. Ama durmayacağız, sayılarını arttırmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

Köylere dağıtılan tankerler hayat kurtarıyor

Köylere 601 yangın söndürme tankeri dağıttıklarını da anımsatan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, şunları söyledi: “Yılda ortalama 1500 civarında yangına bu köylere dağıttığımız tankerler erken müdahalede bulunuyor. Gerçekten çok doğru bir çalışma olduğunu biliyoruz. Bu konuda tankerlerin bakımı, gönüllülerin eğitimi ile ilgili çalışmalarımız devam ediyor. Yangını söndürmekten ziyade çıkmaması ya da erken müdahale ile ilgili neler yapabileceğimizin üzerine düşünmemiz gerekir. Erken müdahale konusunda, İzmir’de kırsal bölgeye dağıttığımız tankerler öne çıkıyor.”

“Yangın güvenliği konusunda taviz verilemez”

Sanayi yangınlarına da değinen Başkan Tugay, “Bazı yangınlar gerçekten yıkıcı oluyor. Örneğin sanayi bölgelerinde çıkan yangınların ağır sonuçları oluyor. İzmir’de 17 organize, 20’den fazla sanayi bölgesi var. Sanayi bölgeleriyle ilgili yangın konusundaki hassasiyetimizin üst düzeyde olması gerektiğini düşünüyorum. İtfaiye Dairesi Başkanlığımız, proje ve ruhsat süreçlerinde yangın güvenliği konusunda önemli bir sorumluluk üstleniyor. Tesis sahipleri, kamu kurumları ve sanayi kuruluşlarından, itfaiye raporu süreçlerinde gerekli hassasiyetin gösterilmesini bekliyoruz. Yangın güvenliği konusunda taviz verilemez” dedi.

Başkan Tugay, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Yangın söndürme teknolojisiyle ilgili dünyada uygulanan çağdaş yöntemlerin de ülkemize taşınması gerektiğini düşünüyorum. Yeni teknolojileri daha erken ülkemize taşımalıyız. Bilimden ve teknolojiden yararlanmamız gerekiyor.”

“Bütüncül bir süreç”

Makina Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Başkanı Ziya Haktan Karadeniz de yangın güvenliğinin; risklerin belirlenmesi, doğru planlama ve projelendirme, uygulama, denetim, erken uyarı ve müdahalenin yanı sıra müdahale sonrasında yapılacak değerlendirmelerle birlikte ele alınması gereken bütüncül bir süreç olduğunu söyledi. Bu süreçte tek bir meslek disiplininin ya da kurumun yeterli olmayacağını belirten Karadeniz, “Yangın güvenliği; mimariden mühendisliğe, yapı güvenliğinden elektrik tesisatına, mekanik sistemlerden kimyasal süreçlere, çevre ve peyzaj düzenlemelerinden itfaiye hizmetlerine kadar pek çok uzmanlık alanının ortak sorumluluğunda olan bir konudur. İhtiyacımız olan, disiplinlerin kendi alanlarında ayrı ayrı çalışmasından ziyade bilgi ve deneyimlerini ortak bir zeminde buluşturmasıdır. Sempozyumumuzu da bu anlayışla düzenliyoruz” dedi.

“Uygulama ve mevzuata katkı sunmalı”

Sempozyumda yangın güvenliği alanındaki güncel yaklaşımları, mevzuattaki gelişmeleri, yeni teknolojileri değerlendirerek, sorunları ve çözüm önerilerini farklı bakış açılarıyla ele alacaklarını söyleyen Ziya Haktan Karadeniz, “Burada yapılacak tartışmaların yalnızca akademik ve teknik bir paylaşım olarak kalmaması, uygulamaya ve mevzuata katkı sunması bizim için büyük önem taşıyor. Özellikle yüksek yapılar, toplu yaşam ve kullanım alanları, sanayi tesisleri, hastaneler, oteller ve benzeri yüksek risk taşıyan yapılarda yangın güvenliğinin proje aşamasından başlayarak ele alınması gerektiğini bir kez daha vurgulamak istiyorum. Yangın çıktıktan sonra müdahale etmek elbette hayati önem taşımakta. Ancak asıl önemli olan yangının meydana gelmesini önlemek ve olası bir yangının can ve mal kaybına sebep olmasını engellemek. Bunun yolu ise bilimsel ve teknik gerekliliklerden taviz vermeyen bir planlama, etkin bir denetim sistemi, nitelikli uygulama ve ilgili tüm kurumların sorumluluklarını eksiksiz yerine getirmesidir” dedi.

Risklerin doğru belirlenmesi konuşulacak

Konuşmaların ardından serginin açılış kurdelesi kesildi. 17-18 Eylül tarihlerindeki sempozyum farklı kentlerden gelen uzman isimlerin katıldığı oturumlarla devam edecek. Sempozyumda, yangınların önlenmesi, risklerin doğru belirlenmesi, güvenli yapı ve tesislerin planlanması, denetim, erken uyarı ve müdahale sistemleri, yeni teknolojiler ve yangın sonrasında yapılması gereken değerlendirmeler farklı disiplinlerin katkısıyla ele alınıyor.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

İlgili Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir