AxyVeraX © 2021. Tüm hakları saklıdır.

BuSonDakika – Son Dakika Haberler

  1. Anasayfa
  2. »
  3. Sağlık
  4. »
  5. İşitme kaybında erken müdahale önemli!

İşitme kaybında erken müdahale önemli!

admin admin - - 6 dk okuma süresi
8 0

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Kulak, Burun, Boğaz Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi K. Ali Rahimi, 21-27 Eylül Dünya İşitme Engelliler Günü kapsamında çocuklarda işitme kaybının erken tanılanması, işitme kaybının dil ve konuşma gelişimi ile okul başarısına etkisi ve erken müdahalede işitme cihazı, koklear implant ve konuşma terapisinin önemi hakkında açıklamalarda bulundu.

İşitme kaybında erken tanı ve müdahale büyük önem taşıyor!

İşitme kayıplarının erken dönemde tespit edilmesinin önemine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi K. Ali Rahimi, “Bebekler doğar doğmaz Sağlık Bakanlığının organize ettiği uygulamayla bütün çocuklara BERA dediğimiz tarama testi yapılır. Böylece işitme kaybını doğuştan itibaren tespit edebiliyoruz.” dedi.

Dr. Öğr. Üyesi   Rahimi, daha sonra okul çağında işitme testleriyle bunun desteklemesi gerektiğini aktardı.

Konuşma, işitmenin devamı!

Her çocuğun işittiği zaman konuşabildiğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Rahimi, konuşmanın işitmenin devamı olduğunu dile getirdi.

“Eğer çocuk işitmiyorsa konuşamaz.” diyen Dr. Öğr. Üyesi Rahimi, şunları söyledi:

“Hatta bir miktar işitmesi varsa ve bazı frekansları duymuyorsa o frekansların seslerini çıkaramaz. Hava titreşimine biz işitme diyoruz. Beyin bunu algılıyor ve işitme olarak değerlendiriyor. İşitme beynin arkasında toplandıktan sonra değerlendirilerek dil üzerine emirler veriyor ve konuşma olarak bize tekrar aktarılıyor. Böylece çocuk duyduğu her sesi tekrarlayabiliyor. Eğer aile Çince konuşuyorsa çocuk Çince, İngilizce konuşuyorsa İngilizce, Türkçe konuşuyorsa Türkçe sesler çıkarabiliyor.”

İşitme, okul başarısında önemli bir kriter!

İşitmenin okul başarısında en önemli kriterlerden biri olduğunu vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Rahimi, “Çocuklarda birçok nedenle işitme kaybı gelişebilir. Doğuştan işitme kayıplarının yanı sıra ilerleyen dönemde sarılık, yüksek ateş ve kullanılan ilaçlara bağlı, özellikle çocukluk çağında kullanılan antibiyotiklere bağlı işitme kayıpları da ortaya çıkabilir.” dedi.

Çocukların okula başlamadan önce mutlaka işitme taramasından geçirilmesi gerektiğine işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Rahimi, “Ebeveynlerin ve öğretmenlerin bazı davranış değişikliklerine de dikkat etmesi gerekir. Bir çocuk işitmiyorsa bunu tespit etmek için çok basit yöntemler var. Örneğin ‘Çocuk televizyona fazla yaklaşıyor, televizyonun sesini çok fazla açıyor’ denilebilir. Okulda öğretmen çocuğu ön sıralara alabilir. Çünkü arkada duymadığı için yaramazlık yapmaya başlayabilir ve öğretmen bunu öne doğru çekebilir.” şeklinde konuştu.

Her yaşta işitme kaybı tespit edilebiliyor!

Çocuğun yaşına ve teste vereceği yanıta göre farklı işitme testlerinin uygulanabildiğini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Rahimi, “Çocuk işitme testine, objektif ve sübjektif işitme testine cevap verirse bir işitme testi yapıyoruz. Çok kolay ve eğlenceli bir testtir. Sesler veriyoruz ve saf sesleri, yani frekansları ölçüyoruz.” dedi.

Ancak daha küçük yaşta ve oyun odyometrisine cevap vermeyecek düzeydeki çocuklar için BERA denilen testin uygulandığına değinen Dr. Öğr. Üyesi Rahimi, “Buna objektif işitme testi diyoruz. Çocuğa bir ses veriyoruz ve EEG ile beyinden alıyoruz. Böylece her yaşta çocuğun işitme kaybı olup olmadığını tespit edebiliyoruz.” diye konuştu.

İşitme kaybında teknoloji önemli imkânlar sunuyor!

İşitme kaybının türüne göre farklı tedavi yöntemlerinin uygulanabildiği bilgisini veren Dr. Öğr. Üyesi Rahimi, “Eğer iletim tipi işitme kaybıysa, çocuk 4 yaş civarındaysa ve orta kulakta sıvı varsa tüp takıyoruz. Ancak sensörinöral ve ileri derecede işitme kaybı varsa koklear implantla yine çocuğu işittirebiliyoruz. Teknoloji çok ilerledi. Yeter ki geç kalmayalım. Çünkü dil gelişimi için ne kadar erken işittirmeye başlarsak o kadar hızlı cevap alabiliyoruz.” ifadelerini kullandı.

Konuşma terapisi, koklear implantın devamı!

Koklear implant uygulanan çocukların duyduğu sesleri anlamlandırmasının da önemli olduğunu vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi K. Ali Rahimi, bu süreçte konuşma terapisinin önemine dikkat çekerek sözlerini şöyle tamamladı:

“Diyelim ki koklear implantı yaptık ve çocuk işitmeye başladı. Ancak duyduğu her sesi anlamlandırmak gerekiyor. Örneğin sarının ne olduğunu tekrar tekrar öğretiyoruz. Sarı kelimesini duyduğunda bunun o rengin karşılığı olduğunu, süt kelimesinin ise o sıvı maddeyi ifade ettiğini öğretiyoruz. Bunlara konuşma terapisi diyoruz. Konuşma terapisi koklear implantın devamıdır.

Artık hiçbir çocuk işitme kaybı nedeniyle çaresiz kalmamalı. Eğer kulakta ses duymuyorsa iç kulağa ses verebiliyoruz. İç kulakta da sesi duymuyorsa direkt beyin sapına kadar o sesi iletebiliyoruz. Teknolojiyi kullanmak gerekiyor. Artık hiçbir çocuk işitme engelli olmak zorunda değil.” 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

İlgili Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir